2017’nin “EN”LERİ
Zeki Sarıhan

- En çok üzen: Bombalı saldırılarla kitle katliamları.
- En nefret edilen: Halkın yarısının da nefret ettiği, adını yazmaktan korktuğum kişi.
- En ibret verici: Fetullahçıların düştüğü durum.
- En akılda kalacak olan: “Ne istediniz de vermedik?”
- En kibirli söz: “Sen kimsin ya! Sen bir kere benimle muhatap olamazsın!”
- En tehlikeli girişim: İktidarın sivillerden bir karşı devrim ordusu kurması.
- En karşı çıkılması gereken: Tek adam diktatörlüğü.
- En kayıplara karışan kavram: Hak ve özgürlükler.
- En fos çıkan siyaset: Şam’da Emevi Camiinde Cuma namazı kılmak.
- En antidemokratik uygulama: Seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması.
- En tiksindirici: Çocuk istismarcıları ve kadın cinayetleri.
- En görkemli eylem: Adalet Yürüyüşü.
- En uzun direniş: Semih ve Nuriye’nin açlık grevi.
- En hedefteki: Kemal Kılıçtaroğlu.
- En ün kazanan ada: MAN Adası.
- En büyük itirafçı: Rıza Zarrap.
- En haksızlığa uğrayan: Tutuklanan Milletvekili ve gazeteciler
- En şaşırtıcı olan: Bir zamanlar proleter sosyalizmini savunmuş bir grubun Tayyip Erdoğan’ı desteklemesi.
- En okunacak gazete: Cumhuriyet
- En iyi köşe yazarı: Taha Akyol.
- En acayip şahsiyet: Sevan Nişanyan.
- En beğendiğim roman: Kuyucaklı Yusuf.
- En çok bilgilendiğim kitap: Tanzimat
- En kalifiye edebiyat sitesi: Mavi Ada.
- En unutulmaz gezi: Tunceli ve Ovacık gezisi.
- En çok memnun eden: Üç kitabımın peş peşe basılması.
- En verimli uğraş: Okumak ve yazmak.
- En çok istediğim şey: Bilge insanlarla tanışıp sohbet etmek.
- En mutsuz eden: Aylarca süren diş tedavisi.
- En zevklisi: Ezber bozmak.
- En kârlı alışveriş: Lahana çorbası ile kitap takas etmek.
- En dinlendirici olan: Kedi yavrularıyla oynamak.
- En kaygı verici: Ölenlere bakarak yaşlanmakta olduğunu hissetmek.
- En sinir bozucu: Paylaştığım yazıları zaman zaman Googol’un geri çevirmesi.
- En teşekküre değer: Beni şahsen tanımadığı halde yazılarım için blok kuran Salih Türk.
(29 Aralık 2017)
![]()
Hocam,
Yazılarınız raslantı eseri karşıma çıktı; iyi ki de çıkmış. Okumaya başladıktan sonra güzel yazılarınızın daha geniş kesimlere ulaşması gerektiğini düşündüm ve bu bloğu izniniz ile hayata geçirdik. Elleriniz dert görmesin, ellerinizden öperim… İyi ki varsınız…