HEPİMİZ FİLİSTİNLİYİZ

Siyonist İsrail Hükümeti, günlerdir Filistin halkının üzerine ölüm yağdırıyor!Şimdi dünyanın neresinde olursa olsun bütün vicdanlı insanları Filistinlidir. Buna vicdanlı İsrailliler de dâhildir. Seçimle iktidara gelmiş hükümetler ırkçı ve yayılmacı politikalarına içeriden ne kadar destek bulurlarsa bulsunlar, buna halkın bütünü katılmaz. Yunan Hükümeti İzmir’e asker çıkarıp Ankara’ya doğru yürüdüğünde buna karşı çıkan Yunanlılar da vardı. Onlar…

ÇATALZEYTİN MEKTUBU

Yazının başlığına bakıp Çatalzeytin’den mektup yazdığımı sanmayın. Bu salgın günlerinde nerde o şans? Nerdeyse oturduğum sitenin dışına çıkmış değilim. “Çatalzeytin Mektubu” birkaç aydır bana de gönderilmekte olan bir gazete adı. Çatalzeytin, Kastamonu’nun küçük bir ilçesi. Merkez nüfusu 2.600 kadar. Ama 41 köyü var. Köyleriyle birlikte nüfusu 2020’de 7.299. 15 yıldır nüfus yerinde sayıyor. Çatalzeytin’e kıyı…

Bir İçki Yasağı Hikâyesi: DİLAVER SUYU

Hükümetin salgın bahanesiyle kapanma günlerinde marketlerde içki satışını yasaklaması, 100 yıl önceki içki yasağı kanununu akla getiriyor. 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasının beşinci gününde, daha hükümet bile kurulmadan, Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey, içkinin yasaklanmasını isteyen bir kanun önerisi yaptı. Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey, mutaassıp bir insandı. İçkinin İslam dininde günah olmasından hareket ediyordu.…

HAZİN BİR ÖLÜM: FİKRİ SÖNMEZ

Terzi Fikri 4 Mayıs 1985’te yargılanmakta olduğu Amasya Cezaevinde kalp sektesinden öldü. Ankara’da oturmakta olan ben bunu iki gün sonra 6 Mayıs’ta Hacettepe Üniversitesi Ders Araçları Şefi Günal Sarıhan’dan öğrendim. Haberi Sabah ve Tercüman gazeteleri yazmış. O akşamki not defterime bu bilgiyi yazdıktan sonra “Hazin bir ölüm” notunu düştüm. O kadar “hazin” ki, gazetelerin çoğu…

NE KADAR HALKÇILIK, O KADAR VİCDAN

“Halkçılık” sözcüğü, gerçekte “sosyalizm”in Türkçesidir ama tarih içinde bu iki sözcüğün yüklendiği anlamlar farklılaşmıştır. Gene de burada ikisini aynı anlamda kullanıyorum. Bir insan ne kadar halkçıysa, yani emekten, emekçiden yana, onların dertlerini dert edinen, çözüm olarak halkın iktidara gelmesini isterse, o kadar vicdan sahibidir. Bir insan ne kadar muktedirlerden, para babalarından, soygun ve sömürücülerden yanaysa…

NE DEDİYSEK O

Aramızdan Bir Kimse Zeki Sarıhan ile Sanat, Siyaset ve Hayat Üstüne… * HAYDARPAŞA KİTAP GÜNLERİNİN ARDINDAN Kadıköy Belediyesi tarafından Haydarpaşa Garı’nda düzenlenen ve yüz bin kişinin ziyaret ettiği Kitap Günleri’nin ikincisi, 3-11 Haziran (2017) tarihleri arasında Haydarpaşa Garında gerçekleşti. (…) Aslında Kitap Fuarına gitmek istememin özel bir nedeni de üç yıldır hasbelkader benim de yazılarımla…

ERMENİ TEHCİRİ VE TAKTİLİ HAKKINDA BİRKAÇ NOT

NE OLMUŞTU? Ermeni tehcirinin nasıl yapıldığı konusunda pek çok kitapta bilgi ve tanıklık vardır. Tehcir sırasında Halep ve Konya valiliklerinde bulunan ve tehcirde İşlenen facialara karşı çıktığı için görevinden ayrılan ve istifa eden Mehmet Celal Bey, yaşadıklarını 1921 yılında Vakit gazetesinde anlatmıştır. Celal Bey, “Maksat imha etmekti ve imha ettiler” demekte ve dört yüz bin…

23 Nisan Vesilesiyle: MİLLÎ BAYRAMLARIN SINIFSAL İÇERİĞİ

Eskiden Iyd-ı Millî  (Millî Bayram) denilen ve yaygın biçimde resmî olarak kutlanan özel günler, milletleşme döneminin ürünleridir. 20. Yüzyılın başlarına kadar Osmanlı Devletinde cemaatler, kendi dinî bayramlarını kutlarlardı. Müslümanlarda biri Ramazan, biri Kurban Bayramı olarak iki dinî bayramın kutlanmasına bugün de yaygın olarak devam edilmektedir. Devlet bu bayramlarla ilgilenmez. Dinî bayram geleneklerinin yaşatılması tamamen yurttaşlara…

DEMOKRASİYE DARBE

DEMOKRASİYE DARBE! Zeki Sarıhan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Montrö Anlaşması ve ordudaki tarikatçı general nedeniyle kaygılarını bildiren 104 Emekli Amiral hakkında birkaç kez konuştu. Bunların sonuncusunda “Askerlerin emeklisi, emekli olmayanı olmaz. Ordunun başkomutanı da benim” dedi. Böylece emekli askerlerin herhangi bir konuda görüşlerini açıklamaları ve siyaset yapmalarının mümkün olmadığını açıklamış…

KÖY ENSTİTÜLERİ KAZASI

Köy Enstitülerinin neden kurulduğu ve neden kapatıldığı, doğru dürüst anlaşılamamış ve anlatılamamıştır. Bunun nedeni, Enstitücü aydınların çoğunun tek parti dönemi hayranı olmalarıdır. Enstitüleri Tek Parti Dönemi’nini olumlamak için kullanmaktadırlar. Gerçekte Köy Enstitüleri bir rejim kazasıdır. Rejimin değerlerini köye ulaştırmak için hükümetin arayışları ile İsmail Hakkı Tonguç gibi halkçıların uzlaştığı bir kurumdur Köy Enstitüleri. Köy çocuklarının…