NAZİLLİ CUMHURİYETİ

Türkiye Cumhuriyeti 98 yaşına basıyor. Bu vesile ile Bütün Dünya Dergisinin Ekim sayısında yayımlanan aşağıda nakledeceğim olayı okumaktan memnun olacağınızı umarım. 1919 yılının mayıs ve haziran ayları. Aydın yöresinde Kuvayı Milliye çeteleri kuruluyor. Bunun için çabalayan bazı subay ve siviller, Kuvayı Milliye birliğinin komutanlığına Demirci Mehmet Efe’yi uygun görüyorlar. Binbaşı Hacı Şükrü Bey, aynı zamanda…

AFRİKA’YI KUCAKLAMAK…

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıktığı Afrika seferinin ilk durağı olan Angola Meclisinde konuşma yapmış. Bir gazetenin manşetine konulduğuna göre “Afrika’yı kucaklıyoruz” demiş. “Afrika’yı bağrımıza basıyoruz” cümlesi de manşet altında geçiyor. Bu tip dış gezilerde olduğu gibi iş adamlarının en kalantorları da Erdoğan heyetinde yer almadan olmazdı. Kim bilir, yoksul Angola ile hangi ticaret…

BENİ HEYECANLANDIRAN KİTAPLAR

Söz kitaptan açılmışken, “Seni en çok etkileyen kitaplar hangileridir?” sorusunu beklemek de doğaldır. Doğrusu 2.500 kadar kitap arasında benim için böyle bir seçim yapmak kolay değildir. Biz, bilgi kaynaklarımızdan biri olan kitaplardan ne öğrendiğimizi çoğu zaman unuturuz. Bu bilgiler üst üste gelir, birbiriyle harmanlanır ve hepsi birden bilgi dağarcığımızı meydana getirir, dünya görüşümüzü oluşturur. Kitaplar…

BİR İNSAN ÖMRÜNDE KAÇ KİTAP OKUYABİLİR?

Hani şöyle kitap okumaya alışkanlık haline getirmiş insanlardan söz ediyorum. Gerçekçi bir tahminde bulunmak zordur. Bir kere, herkesin ömür süresi aynı uzunlukta değil. Daha orta yaşlarda hayata elveda diyen var, 90-100 yıl yaşayan da. Sonra kitapların büyüklükleri de çok farklı. 50-60 sayfa tutup bir iki saatte okunabilen kitap da var, birkaç ciltten oluşan ve okunması…

BİR TAHAKKÜM ARACI OLARAK DİNCİLİK VE MİLLİYETÇİLİK

Vahşi doğa belgesellerinde anlatıldığı üzere hayvanların bir kısmı kendileri için bir egemenlik alanı yaratıyorlar. Koku bırakarak bu alanın sınırlarını belirliyorlar ve bu sınırlardan giren rakipleriyle dövüşüyorlar. Üstün gelirlerse yurtlarını korumuş oluyorlar, yenilirlerse kendilerine başka bir yurt arayışı içine giriyorlar. Karınlarını doyurmak ve üremeyi güvence altına almak için başvurulan bu hareket canlıların doğuştan getirdikleri bir özellik.…

OKUDUĞUMUZ KİTABI NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ?

Her aydın için olmazsa olmaz meşgalelerin başında kitap okumak gelir. Günün belli bir zamanını kitap okumaya ayırmak gerekir. Bunu yapmadan, yani bilim ve sanat serlerinden beslenmeden yapılan politikanın halka yararlı bir sonuç vermesi beklenemez. Böyleleri belki iyi bir ihale takipçisi, liderlerinin dalkavuğu olabilirler. Kitap okunmadan resim yapılamaz, şiir yazılamaz, anı, deneme, roman, öykü yazılamaz. Medyada…

KİTAPLIĞIMIZI NASIL DÜZENLEMELİYİZ?

Kitap satın alma ve okuma işi, 1970’li yıllara göre oldukça gerilemiş olmakla birlikte, aydınların evleri kitapsız olmaz. Hele okumaya düşkün olup yaşı ilerlemiş olanlarımızın evlerinde bir hayli kitap birikmiştir. Bazı evlerde bunları koyacak yer sıkıntısı başlar. İşi gücü kitap olan bazıları, gelirleri elveriyorsa, kitapları için başka bir daire kiralıyorlar, burayı aynı zamanda çalışma yeri olarak…

“BEN POLİS MEMURU ALPASLAN…”

Birkaç yıldır facebooktan, bir arkadaşımın hesabın ele geçirmiş ve onun adını kullanarak şöyle yazışmalar yapıyoruz: “Nasılsın?” “İç güveysinden beri hallice. Buyur!” “(…)Hediye çeki dağıtıyor. Seni de düşündüm. Telefonun faturalı mı?” “Ah ne kadar duygulandım bilsen! Dünyada arkadaş canlısı kimse kalmadı. Beni düşündüğün için çok teşekkür ederim.” “Telefonunun numarasını yazar mısın?” “Yazmaz olur muyum: 01234567890” Yazışma…

AYDINLARIN DİNLE İMTİHANI

Aydınlarımız, Batı’daki demokratik devrimlerin yarattığı kültürün eseridirler. Din hakkındaki görüşleri de esas olarak Fransız ihtilalcilerinin kiliseye karşı aldıkları radikal tutumun taklidinden ibarettir. Özeti, öteki dinler gibi İslam kullanma süresini doldurduğu, dahası başlangıcından beri zaten bir hurafe olduğudur. Fransız ihtilali kiliseyi hedef alırken kilisenin elinde geniş topraklar bulunuyordu. Dolayısıyla kiliseye karşı hareketin maddi bir temeli de…

SAKARYA CEPHESİ’NDE BULUŞAN BABA OĞUL

İki yıl öğretmenlik yaptığım Fatsa’nın Yassıtaş köyünden Hasan Gencay, hazırladığı bir kitap müsveddesini göndererek gözden geçirmemi istedi. Metinde ilginç bir olaya rastladım.  Gencay’ın iznini alarak Bütün Dünya’nın Ağustos sayısında yayımladığım yüz yıl önce geçen olayı aşağıda veriyorum. Olayın kahramanlarından Mehmet’in yıllar sonra çektirdiği fotoğrafta bile pantolonunun yamalı olduğu dikkat çekiyor… Fatsa’nın Yassıtaş köyünden Feyzi ve…