SENİ KARDEŞLİKTEN REDDEDİYORUM!

Sevgili burjuva kardeşim, Sana burjuva diye hitap ediyorum ama sınıfını tanımlamakta tereddüt diyorum. Rantiyecisin, tefecisin, feodal artığısın. Kısaca burjuva diye hitap ediyorum. Sen anla. Senin elinden çektiklerimiz nedir? Senin adına politika yapacak adamları piyasaya sürmüşsün. Meclisi doldurmuşsun. Hükümetini kurmuşsun. Türkiye’nin gelir kaynakları senin elinde. İstediğin yere istediğin parayı harcıyorsun. Ama biz çalışanlara, işsizlere, emeklilere gelince…

CHP NASIL İKTİDAR OLABİLİR?

Muharrem İnce hırsına yenilip yeni bir parti kurar ve CHP’den bir dilimi koparırsa bu partinin iktidar olma hayalleri şimdilik suya düşer. Oysa Parti,  son kongresinin adını “İktidar Kurultayı” koymuştu. İktidara geleceği vaadi ve bunun çabası yeni değilse de bu kurultayın iktidar hedefine bağlanması, Parti yöneticilerinin bu konuda iyice umutlandığını gösteriyor. CHP’yi umutlandıran gelişmeler de yok…

MİNBERDEKİ KILIÇ

Ali Erbaş, 86 yıl sonra yeniden camiye çevrilen Ayasofya’da 24 Temmuz’da kıldırdığı ilk namazda hutbe okuduğu minbere elinde bir kılıçla çıkmıştı. Gerek yaptığı konuşmada Ayasofya’yı müzeye çevirenlere ad vermeden okuduğu lanetler, gerek elindeki bu kılıç eleştirilere neden olmuştu. 31 Temmuz Kurban Bayramı günü yeniden minbere çıkan Erbaş, hutbeyi elinde tuttuğu kılıçla okudu. Eleştirilere rağmen bu…

77 Yaşıma Basmam Nedeniyle:GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR!

İkinci Dünya Savaşı’nın bütün dünyayı kasıp kavurduğu 1944 yılının 28 Temmuz Cuma günü altı ahır olan iki katlı ahşap köy evinde dünyaya gözlerimi açmışım. Dokuz çocuk sahibi ailenin beşinci çocuğuyum. Köyde aynı yıl doğan çocuklardan bazıları salgın hastalıklardan ölmüş. Evimizin yanında şırıl şırıl akan Koca Pınar’ın suyu, pancar çorbası, mısır ekmeği ile büyüdüm. Yedi yaşıma…

350 BİN MÜSLÜMAN AYASOFYA’DA NEDEN TOPLANDI?

24 Temmuz 2020 Cuma günü, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla, onun verdiği rakama göre 350.000 kişi Ayasofya ve çevresinde toplu Cuma namazı kıldı. Bu olay Türkiye tarihine bir gericilik hareketi olarak geçti. 16 milyonluk bir kentte, dışarıdan gelenlerle de takviye edilen bu kalabalık gözlerde büyütülmesin. İçlerinden önemli bir kısmı da, tarihî sayılan bu olaya tanıklık etmek…

KADERCiLİĞİNİN KURBANI OLAN BİR YURTSEVER: ALİ KEMALÎ BEY

                                      Kurtuluş Savaşı yıllarında ülkenin bağımsızlığı için canını verenler, yalnız cephede çarpışırken ölen subay ve erler değildir. Cephe gerisinde de cephe için görev yaparken ölenler vardır. Aldatılmış isyancılar tarafından şehit edilenlerin sayısı da az değildir. Bunlardan biri, 1920’de Konya İsyanı sırasında öldürülen Sivaslı Ali Kemalî Bey’dir. Ali Kemalî Bey, yalnız öldürülme biçimi ile değil,…

KILIÇDAROĞLU’NUN KERİM DEVLETİ

CHP Kurultayına giderken Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin yeni hedefinin “Kerim Devlet”, Kemal Tahir’in ifadesiyle “Devlet Ana” olduğunu açıkladı ve CHP’nin altı Ok’undan biri olan Devletçiliğin yeniden tanımlanması gerektiğini söyledi. Bu sözler, 1960 sonlarında aydınlar arasında çokça tartışılan fakat artık nerdeyse unutulmuş olan Kemal Tahir’in Devlet Ana romanındaki tezini hatırlamamıza neden oldu. Tartışmanın ucu Karl…

SOYADI YASASININ UYGULANIŞI İLE İLGİLİ BİR BELGE

Birçok kişinin internetten soyunu sopunu öğrenmeye çalıştığı günümüzde 86 yıl önce kabul edilen soyadı yasasının bir köyümüzde nasıl uygulandığına bakmakta fayda olabilir. 2525 Numaralı “Soy Adı Kanunu”, 21 Haziran 1934 tarihinde kabul edildi ve 8 gün sonra 2 Temmuz 1934’te yürürlüğe girdi. Yasaya göre her Türk, öz adından başka soy adını da taşımağa mecburdu. Söyleyişte,…

AYASOFYA’DA NAMAZ KILMAK

İslamcılar, Ayasofya’da kılacakları kitlesel namaz için sabırsızca gün sayıyorlar. Ayasofya’nın müze olmasından beri geçen 86 yıllık “esaret zinciri”ni nihayet kıracaklarmış. Bu istek Türkiye emekçi halkının değil, fetih rüyalarıyla avunan bir avuç Osmanlı artığına aittir.  İlkokulu bitirip Öğretmen Okulu’na yazılıncaya kadar aklımda müftü olmak vardı. Benim gözümde müftü, Tanrı’nın bu âlemde kurduğu adil düzenin koruyucusu idi.…

ADALET AĞAOĞLU’NUN ÖLMEYE YATMAK ROMANI ÜZERİNE

Türk edebiyatının ünlü isimlerinden Adalet Ağaoğlu’nun ilk romanı “Ölmeye Yatmak”ı, yayımlandığı yıl (1973) Mamak Askeri Cezaevinde okumuş ve roman hakkında görüşlerimi sarı defter yapraklarına aşağıdaki gibi kaydetmiştim. Bu yazının 47 yıl sonra, Adalet Ağaoğlu’nun toprağa verildiği gün paylaşılması, onun talihinin bir cilvesi olduğu kadar, bu roman vesilesiyle genç bir devrimcinin edebiyattan ne anladığını göstermesi bakımından…