KURTULUŞ SAVAŞI’NA BAKIŞLAR

(Sakarya Zaferi’nin 100. Yılı Vesilesiyle) Sakarya Zaferi’nin 100. Yılı kutlu olsun. Özgür bir vatanda yaşamak umutlarıyla canını, malını esirgemeyen subay, asker, köylü, genç ve kadınlara minnet duygularıyla. Şimdi de halk egemenliği ve demokrasi için benzer bir seferberliğin hayata geçeceği umuduyla…    Ağustos ve Eylül ayları, Türkiye’nin zafer yıldönümleridir. 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz başlamış, 30 Ağustos’ta…

BİR İKTİDAR MİLLETVEKİLİNE RASTLASAM…

İktidar milletvekilleri arasında şahsen tanıdıklarım, görüştüklerim yok. Adlarını basından duyuyorum. Fakat şu günlerde bir iktidar milletvekili ile karşılaşmayı çok istiyorum. Ona soracağım bazı şeyler var. Verebileceği yanıtları merak ediyorum. Ona taşıdığı dünya görüşü ile ilgili hiçbir şey sormayacağım. Öyle ya fikir özgürlüğü var. Hoşumuza gitmese de herkesin düşüncesine saygı göstermek zorundayız. Benim soracaklarım tamamen siyasi…

BULDUKÇA BUNAYANLAR!

Afganistan’da asıl özgürlük mücadelesi şimdi Afgan emekçileri ve kadınları tarafından verilecek. Türkiye’de verildiği gibi… Türkiye emekçilerinin Afganistan’daki dostları Taliban ve benzerleri değil, mücadele eden ve bundan sonra edeceğine kuşku olmayan Afgan emekçileri ve kadınlarıdır.  Afgan Kadınları, “Bağımsız olduk ya bu yeter. Bundan sonrası gereksiz. Buldukça bunamayalım!” demiyorlar. Demezler. Özgürleşmeye ihtiyacı olan hiçbir sınıf ve zümre…

Afganistan Örneği Üzeerinden: BAĞIMSIZLIK VE UYGARLIK

Afganistan’daki olaylar, bazı teorik tartışmaları da beraberinde getirdi. Sorular şunlar: Afganistan gibi, gericiliğin ağına düşmüş bir ülke bağımsızlığını koruyabilir mi? Bağımsızlık olunca ardından modernizm mi gelir? Taliban gibi şeriat kanunlarını uygulayacağını ilan eden, zaten yıllardır bunun için savaşmış bir örgütün Afganistan’a egemen olmasını sorun etmemeli miyiz? Afganistan örneği, bir toplumun uygarlık yolunda ilerlemesi için şeklî…

Afganistan ve Türk Kurtuluş Savaşı Işığında İŞGALE DAVETİYE ÇIKARMAK

Afganistan’da olup bitenlerin dünya halklarına verdiği derslerden biri de yabancı işgaline çıkarılan davetiyelerdir. Emperyalist ülkeler, dünyayı aralarında paylaşmak için insafsız bir yarış içindeler. Başka bir ülkeyi işgal etmeleri için insanlığa makul gelecek bir sebep de gerekmez. Ekonomik kaynaklarını sömürme, mamul maddeleri için Pazar açma, dünyanın askeri açıdan stratejik noktalarını ele geçirme emperyalistler için işgal gerekçesidir.…

Perinçek gene doğru söylemiyor: KUVAYI MİLLİYE-TALİBAN KARŞILAŞTIRMASI

Türkiye’de zafer haftası 26 Ağustos’ta başladı. Afyon Cephesi’nde ordunun Yunan kuvvetlerine genel bir saldırı haberinin öğrenilmesiyle bütün Türkiye’yi tarifsiz bir sevinç kaplamıştı. İşgal altındaki topraklarda Yunan ordusunun feci yenilgisiyle art arda gelen zafer haberleri, ülkenin her yanında halkı sokağa döktü. Bu halk ki, Sakarya Savaşı günlerinde de meydanları hınca hınç doldurmuş, orduya desteğini bildirmişti. Türkiye’de…

TALİBAN AFGANİSTAN’IN ATATÜRK’Ü MÜDÜR?

ABD’nin başını çektiği NATO güçlerinin Afganistan’da yenilgiye uğraması, çeşitli yorumlara uğramaya devam ediyor. Bunların içinde en gülüncü Taliban’ın Afganistan’ın Atatürk’ü olduğudur. Bu iddia Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı partinin başkanına aittir.  Ne olduklarını Taliban’a sormak gerekir. En iyi onlar bilirler. Ne olduklarını yıllardır sözleriyle ve uygulamalarıyla gösteriyorlar. Kendilerine “Siz Afganistan’ın Atatürk’üsünüz ” dense bunu bir hakaret…

Afganistan Dersleri: EL ATINA BİNEN

Kâbil Havaalanı’nda ülkeyi bir an önce terk etmek amacıyla yabancı ülkeye ait bir uçağa binmek için birbirini çiğneyen insanların fotoğrafı, insanlık için büyük ve yeni bir derstir. Atalarımız ne güzel söylemiş: “El atına binen çabuk iner.” Afganistan’a hükmetmek isteyenler bunu ikinci kez yaşadılar. İlkinde Sovyet atına binmişlerdi. Bu satırların yazarı, Afganistan’a Sovyet müdahalesini bunun bir…

ZİNDANA SIZAN IŞIK

Türkiye’nin başına gelenleri, muhalefetin yokluğuna bağlayanlar var.  Mevcut iktidarın yaptıklarına tahammül edemeyenler, durumun bir an önce değişmesi için daha etkili muhalefet yapılması gerektiğini söylüyorlar. Muhalif siyasetçiler daha sert mi konuşmalı, gazeteciler daha keskin bir dil mi kullanmalı, kitleler sokağa mı çıkmalı?  Ancak AKP’nin iktidara geldiği 2002’den beri, bu yöntemlerin tümünün kullanıldığı görmezlikten gelinemez. Yüz binlerce…

KÖYLÜLER NEDEN TATAİL YAPMAZ?

18 Temmuz’da geldiğimiz tatil sitesinde sıcaktan kavruluyoruz! Küçük oğlumun eşiyle birlikte yurtdışından yanımıza gelmesi, ailemizde sevinç kaynağı olmuşken 54 yıllık arkadaşım Bekir Yalçıntaş’ın beklenmeyen ölümü karşısında neşem söndü. Yozgatlı Bekir, Gazi Eğitim Enstitüsü’nü 1970’te bitirenlerdendi. Öğrenci Derneğinde Köycülük Kolu başkanlığı yapmıştı. Çeşitli yelerde görev yaptıktan sonra Edremit’e yerleşmiş, emekliliğinden sonra CHP ilçe başkanlığı, dersane ortaklığı…