KİTLE ÖRGÜTLERİNİN BAĞIMSIZLIĞI

Meslek mensuplarının zorunlu üyeliğini öngören kuruluşlar gibi, belli bir amacı gerçekleştirmek, aralarında dayanışma sağlamak için gönüllü üyelerden oluşmuş kitle örgütlerinin nasıl çalışmaları gerektiği hakkında şimdiye kadar epey yazı yazdım, söz söyledim. Bunun nedeni, bazı derneklerde görülen bir partinin yan örgütü gibi davranma eğilimleriydi. 1971’de kurulup 1979’da işlevsiz hale gelen TÖB-DER’de böyle bir durum yaşandığını o…

ZORUNLU AYRIŞMA

Ulusal Eğitim Derneği, siyasi partilerden emir almayan ve onun istediği eylemlere katılmayı parti görevi saymayan bir ekibin elinde devam edebilir. Aksi halde onu feshederek başarılarının anısını geleceğe taşımak herkes için daha faydalı olacaktır. Yakın tarihimiz partinin arka bahçesi yapılmak istenen bazı kitle örgütlerinin nasıl mahvedildiğine tanıktır. Öğretmen Dünyası dergisi 480. sayısıyla yayın hayatını sonlandırdı. 1980’da…

Öğretmen Dünyası’nın Vedası üzerine: ASLAN YATAĞI BOŞ KALMAZ

Fotoğrafını gördüğünüz aylık Öğretmen Dünyası dergisinin 408. son sayısı. Kapağa konulan figür veda eden bir el! Bu sayıda yer alan yazıların çoğu son sayıyla ilgili. Bunların tümünde 40 yıl kesintisiz olarak yayın hayatında kalan derginin eğitime hizmetleri ve biriktirdiği olumlu miras övülüyor ve kapanmasından doğan üzüntü, hayal kırıklığı ve onun kapanması kararını alanlara değil, öğretmenleri…

İYİLİK YAPMADIĞI GÜN…

İnsanlar çeşit çeşit. Türümüzü bu kadar dallanıp bulandıran, biyolojik farklılığımız kadar yaşadığımız sosyal ve kültürel çevre ve aldığımız eğitimdir. Hepimiz aynı tornadan çıkmış gibi olsaydık hiç de iyi olmazdı. Hiçbir insan mutlak iyi veya kötü değildir. Her iki özelliği de barındırır. Bunlardan biri baskın olabilir. Veya bir insan hayatının belli dönemlerinde iyi işler yapmışken, başka…

KÜLLİYE’YE ÇIKAN CHP’Lİ

Sinirlerin gergin olduğu bir ortamda yere düşen bir bardağın çıkardığı ses, panik yaratmaya, herkesin birbirine girmesine yeter. CHP’li birinin bir gece yarısı Külliye’ye giderek Tayyip Erdoğan’la görüştüğü, Erdoğan’ın ona “CHP’nin başına geç, sana yardım ederim” dediği haberi, siyasi hayatta yaşanan gerginlikten ötürü gündemin başına oturdu. Sicili bozuk bir gazetecinin, meslek hayatı sansasyonel gazetecilikle geçmiş başka…

ÖĞRETMEN SİZİ ÇOK SEVİYOR

Öğretmen sizi kendi çocukları gibi seviyor. Nasıl sevmesin ki, ana babanızın kucağından alındınız, minik ellerinizden tutularak okula getirildiniz ve ona teslim edildiniz.  Adına “sınıf” denilen odalardaki sıralara boy sırasına göre ikişer üçer yerleştirildiniz. O her sabah, yeni, güzel bir güne başlamanın heyecanıyla evinden çıkıyor. Hava soğuk, yağmurlu, sisli olsa da onun içini ısıtan bir sınıf…

GÖZ PINARLARIMDAN SÜZÜLEN YAŞLAR

Höt!” denilince bir günlük uzağa kaçmak gerekmez. Günümüzde de her türlü görüş açıklamaktan çekinen, iktidarın bu nedenle kendilerine zarar vereceğinden korkan milyonlarca insan var. İlk sayısı Ocak 1980’de yayımlanan Öğretmen Dünyası dergisi dört yaşından ay alıyordu. Tarih 2 Temmuz 1983 Cumartesi günü idi. Derginin Yazı Kurulu üyeleri her cumartesi sabahı Ankara’daki Tuna Caddesindeki Tuna Han’ın…

SAVAŞ KONUSUNDA TEMEL GERÇEKLER

Her millet kendi kaderini tayin hakkına sahiptir. İster bağımsız yaşamayı tercih ederler, ister başka bir milletle federasyonu, bir devlet içinde özerk bölge kurmayı isterler. Başka devletlerle bölgesel veya uluslararası birlikler kurarlar. Bunların hangisini tercih ettikleri tamamen onların tercihine bağlıdır. Hiçbir devletin başka bir devletin iç işlerine karışmaya, başka bir milletin nasıl bir rejim içinde yaşayacağına…

MÜMTAZ HOCA İÇİN

Anayasa Profesörü, siyasetçi, yazar Mümtaz Soysal, 90 yaşında hayata veda etti. Onunla ilgili olarak yazacaklarım var. 25 Ağustos 1968’de Onun aydınlar üzerinde en çok iz bırakmış kitabı olan Anayasaya Giriş’i okuduğumda 24 yaşındaydım. Kitap, görüş ufkumu ne kadar da genişletmişti. Bir hukuk metni olan anayasaların sınıf mücadelesinde güçler dengesini yansıttığını açıklıkla ortaya koyuyordu. Mümtaz Hoca,…

AKP NEDEN YIKILMAYA MAHKÛM?

Kimsenin şüphesi olmasın AKP yıkılmaya mahkûm bir partidir. AKP, Türkiye’nin parlamenter sistemini yok ederek sultanlık dönemini aratmayacak bir yönetim modeline geçti.  Bu siyasi sistem Türkiye’ye dar geliyor ve sağından solundan patlıyor. Buna vurulan yamalar fayda etmeyecek. AKP Türkiye’nin yaklaşık 150 yıllık modernleşme projesinin kazanımlarını adım adım yok ederek Türkiye’yi bir Ortaçağ devleti haline getirmek istiyor.…