EY GAZİLER YOL GÖRÜNDÜ…

Hükümet Libya’ya savaşmak için asker gönderemeye hazırlanıyor. “Ey gaziler yol göründü benim garip serime” diye başlayan Cezayir Marşı’nı söylemeyi öğrenelim. Libya’ya gönderilecek olanlara gerekli olacak…

AKP iktidarı Türkiye’nin çivisini çıkardı.

Partinin genel başkanı önce emperyalist Amerika’nın yelkenine bindi. ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesinin eş başkanı olarak atandı. Bölge ülkeleri, Türkiye yönetimini örnek alarak ABD ile işbirliğine yöneleceklerdi. Sınırlarını ve kaynaklarını Amerikan tekellerine ve askerlerine açacaklardı.

Bu proje yürümedi. Eşbaşkan Ortadoğu’daki nüfuzu ABD ile paylaşmaktan vazgeçip buna tek başına sahip çıkmak istedi. Bu topraklar, eski Osmanlı toprakları değil miydi? Biz Osmanlıların varisi olduğumuza göre gene bizim çevremizde (İslamcı bir iktidarın çevresinde) toplanmalıydılar. Buna da ABD razı olamazdı. ABD, Türkiye hükümetindeki radikal İslamcılığa kayıştan da kaygılanmaya başladı. Yoksa burası da Afganistan ve İran’a mı dönecekti?

Heyetler iki ülkenin başkentini suyoluna çevirdiler. Uçaklar inip kalktı. Heyet üstüne hayat gidip geldi, telefonlar işledi. Kâh anlaşmış göründüler, birbirlerini övdüler, kâh birbirlerini üstü kapalı olarak ve açıktan tehdit ettiler. Dış ilişkilerdeki bu alacakaranlık sürüp giderken olan Suriyelilere oldu. Milyonlarca insan öldü, milyonlarca servet heba oldu, milyonlarca Suriyeli Arap ve Kürt, mülteci konumuna düştü. Savaş ekonomisi sonucu Türkiyeli emekçilerin ekmekleri küçüldü.

BİR DE LİBYA MACERASI MI?

“Biz, yapma, etme, yeter artık!” derken başımıza bir de Libya sorunu sarmazlar mı?

Batılılar, bu ülkenin bol ve kaliteli petrollerine göz dikmişlerdi. Bunları vermeyen Kaddafi’yi bombaladılar. Türkiye başbakanı, bir hafta önce “NATO’nun ne işi var Libya’da” dediğinin ertesi günü Batlılar tarafından ikna edildi. Türkiye de gönderdiği para ile savaşa ortak odu. Başbakan Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı rolünü hatırladı. Zaten bu projenin adına daha sonra “Kuzey Afrika” ibaresi de eklenmemiş miydi?

Libya üçe bölünmüş, Her bölgede kurulan hükümetler şimdi birbirleriyle savaşıyor. Türkiye bunlardan birinin imdadına asker göndermek istiyor. Yemen çöllerinde Osmanlıların harcadığı köylüler az gelmiş olacak. Susuz Libya çölleri de Türk kanı istiyor!

Hükümetin imdadına asker göndereceği Libya’daki hükümet, ülke topraklarının yüzde 6’sında hüküm sürüyormuş. Ancak Batılı devletlerin bir kısmı o hükümeti tutuyorlarmış. Rusya ise başka bir hükümeti destekliyor. Libya’da kimin galip geleceği de belli değil. Hükümet dumana kuş koyveriyor. Türkiye’nin Libya iç savaşına müdahil olması, uluslararası bir skandaldır.

Libya’ya asker gönderme hazırlığının nedeni, hükümet çevremizdeki bütün ülkelerle arayı bozduğu için Doğu Akdeniz’deki petrol yataklarının araştırılmasında bölge ülkeleri tarafından dışlanmasıdır. Ta Libya karasularından dar bir şeridi Antalya kıyılarına kadar uzatıp burayı münhasır bölge ilan ederek işi halledebileceğini sanıyor.

Açtığı yaralar on yıllarca kapanamayacak olan Suriye macerasından sonra, bu kez de Libya çöllerinde belaya sürünmek aklın kârı değil. Askerin kanı bu kadar ucuz mu?

Muhalefet partileri, Suriye tezkeresinde işledikleri hatayı tekrarlamasınlar, komisyonda yaptıkları gibi Libya’ya asker gönderme tezkeresine cesaretle hayır desinler. (18 Aralık 2019)

zekisarihan.com

Leave a Reply