“ALİ BUGÜN MEKTEBE BAŞLADI”

1944 doğumluyum. İkinci Dünya Savaşı’nın şiddetle sürdüğü yıl. İnönü Hükümeti iktidarda. Köylülerin çok yoksul olduğu, salgın hastalıklarının çocukları kırıp geçirdiği bir dönem. Hayatta kalanlar için ufukta parlak bir gelecek görülmüyor. 30 hanelik mahallemizdeki mescitte açılan “mektep”e 6 veya 7 yaşında başlamış olmalıyım. Taşçı ustası babam, köyde miydi yoksa dışarıda çalışıyor muydu, bilmiyoruz. Annem okuma yazma…

Loading

KÖY BİLGELİĞİ DÜŞÜ

Çok uzun yıllar, Türkiye’nin en önemli sorunu köylülüktü. Çünkü nüfusun ezici bir çoğunluğu köylerde yaşıyordu ve köylüler yoksulluk, sömürü ve cehalet içinde yüzüyorlardı. Devleti yöneten burjuva-bürokrat sınıfının köylülerle ilgili projeleri olmamış değildi. Geçen yüzyılın başından beri, milletin temelini köylülerin oluşturduğunu bilen aydınlar arasında bir köycülük hareketi görüldü. Köye Doğru adını taşıyan dernekler kuruldu. Hatta okullarda…

Loading

TARİH OKUMADA EMEKLEME DÖNEMİ

T Zeki Sarıhan Öner Yağcı’nın geçenlerde yayımlanan Büyük Oğul Efsanesi (Tonguç’un Romanı), Köy Enstitüleri ve İsmail Hakkı Tonguç’la ilgili yüzlerce kitaptan biri olmakla birlikte, onlardan oldukça farklı. “Roman” denilmiş olmasına bakmayın, bu hacimli kitap (544 sayfa) düpedüz, İsmail Hakkı Tonguç’un kendi ağzından bir biyografi denemesi. Onun adına Öner Yağcı anlatıyor. Fakat Enstitülerle ilgili diğer kitaplardan…

Loading