Tunceli İzlenimleri-6 SIDIKA AVAR’IN OKULUNDA

Tunceli İzlenimleri-6

SIDIKA AVAR’IN OKULUNDA
Zeki Sarıhan

Ben Tunceli’de iken facebook arkadaşım Cem Bayındır’dan bir not geldi. Elazığ’da olduğunu bildirerek dönüşte Elazığ’a da zaman ayırmamı istiyordu. Telefon numarasını da yazmıştı. Bundan iyi arkadaşlık mı olur? Tunceli’den ayrılmadan bir gün önce telefon ederek, benimle ne kadar ilgilenebileceğini sordum. Avukat olduğunu, adli tatil nedeniyle işinin olmadığını, beni Elazığ’da istediğim kadar gezdirebileceğini söyledi.

25 Temmuz sabahı saat 9.15’te Tunceli’den Elazığ’a sefer yapan bir minibüse bindim. Hummalı bir yol inşaatının bulunduğu hattan Pertek’e indik. Feribotla karşıya geçerek 2 saat sonra Elazığ’a indim. Cem Bayındır, çok geçmeden Hozat minibüs durağındaydı. Sanat sever, kitap dostu, aydın bir arkadaş olduğunu anlayarak memnun oldum.

1966’daki Doğu ve Güneydoğu gezimde ve Elazığ ve Pertek’te konferans vermek için gittiğim 2003’te bu kenti şöyle böyle görmüştüm. Uçağın kalkış saatine 5 saat vardı. Bu süre içinde bir kez daha kaleye çıkmak ve ünlü Harput’u görmekte yarar vardı. Cem arkadaşın arabasıyla yola düştük ve önce kaleye çıktık. Burada daha önce görmediğim yeni kazı bölgeleri olduğu anlaşılıyordu. Yakıcı bir sıcak altında Kale alanını gezdik ve Ensar Lokantasında nefis Elazığ yemeklerinden yedik. Öğrendim ki, Harput denen yer bu kale alanından ibaret değilmiş. Onun çevresinde geniş bir alanmış. Ermenilerin kaldırılıp gönderilmesiyle boş kalan yapıların malzemeleri 1930’lu yıllarda sökülerek yeni yapılarda kullanılmış. Şimdi o bölgede yalnızca otlar var!

Vakit varken, şu bizim Sıdıka Avar’ın müdürü olduğu okulu da görmek hiç fena olmazdı. Avar, okuyucularımın bir kısmının bildiği gibi 1939-1960 yılları arasında Elazığ-Tunceli-Bingöl çevresinde kızları toplayarak Kız Enstitüsünde okutmuştu. Onun Dağ Çiçeklerim adını verdiği anılarını kızı Bahu Görk’ten alıp düzenleyerek 1984’te yayımlamıştık. Bu kitabı Tunceli’de de okuyanlara rastlamıştım. Bizim altı baskı yaptığımız, başka bir yayınevinden yayımlanan bu kitabı okuyup da gözleri nemlenmeyen okuyucuya rastlamadım. Ne var ki, Avar’ı bölgedeki kız çocuklarını toplayıp asimile ettiğini düşünenler de vardı.

Bu görüşe karşı, 1930’larda hiçbir öğretmenin bölgede Kürtçe eğitim yapacak hali olmadığını, onun herhangi bir öğretmenin yapacağı şeyi, hatta mucivezi bir dirençle yaptığını, bu nedenle öğretmenler için bir idealizm ve direnç örneği olduğunu yazıp söylerim. Devletin 1930’lu yıllarda Doğu politikası eleştirilebilir. Ancak bunu Avar istemiş değildir. Onun görevi, Tunceli olayları sonrasında ana babasız kalan ve yolsul köy kızlarını bir okulda toplayıp onları şefkatle kucaklamasıdır. Başka ne yapabilirdi?

Dağ Çiçeklerim kitabı, “Mefkureci Muallim” ve “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitapları gibi bir eğitim klasiği olmuştur. Onun adı bölgede bir üniversiteye, hiç değilse bir eğitim fakültesine verilmeli değil miydi?

Avar’ın adını taşıyan okul, “Öğretmen Sıdıka Avar Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi” adını taşıyor. Elazığ merkezde modern bir binada eğitim görüyor. Çevre illerden ve Elazığ’dan 125’i yatılı 830 öğrencisi ve 102 öğretmeni var. Giyim, el sanatları, iletişim, güzellik uzmanlığı gibi sekiz alanda eğitim veriyor.

Okulun bahçesinde rastladığımız müdür yardımcısının yol göstermesiyle müdür odasına giriyoruz. Kendimi Dağ Çiçeklerimin yayıncısı emekli bir öğretmen olarak tanıtıyorum. Müdire Yasemin Algül ilgi gösteriyor. Okul hakkında bilgi verdikten sonra kendisinin de bu okuldan mezun olduğunu ve 20 yıldır burada görev yaptığını söylüyor. Şu sıralarda Dağ Çiçeklerim’i okuduğunu da ekliyor. Kitabı rafta arıyor ama bulamıyor. Evdeymiş. Öğrenciler içinde de kitabı okuyanlar varmış.

Avar’ın üvey kızı Banu Avar okula gelip öğrencilerle röportaj yapmış.
Müdire hanım, okulun çıkardığı bir dergiyi de veriyor. Adı Dağ Çiçekleri. Geçen yıl yayımlanan 9. Sayıda “milli birlik ve bütünlük” hakkında bir hayli yazı yer alıyor. Okulu tanıtan küçük bir broşürde ise Avar’a hakkıyla yer verilmiş.

Cem Bayındır, Elazığ caddelerinden geçerek beni kuş gibi dönüş uçağına yetiştirdi.

(Ayvalık, 6 Ağustos 2017)

Leave a Reply