BİR İKTİDAR MİLLETVEKİLİNE RASTLASAM…

İktidar milletvekilleri arasında şahsen tanıdıklarım, görüştüklerim yok. Adlarını basından duyuyorum.

Fakat şu günlerde bir iktidar milletvekili ile karşılaşmayı çok istiyorum.

Ona soracağım bazı şeyler var. Verebileceği yanıtları merak ediyorum.

Ona taşıdığı dünya görüşü ile ilgili hiçbir şey sormayacağım. Öyle ya fikir özgürlüğü var. Hoşumuza gitmese de herkesin düşüncesine saygı göstermek zorundayız.

Benim soracaklarım tamamen siyasi ahlakla ilgili. Herkesin siyasi ahlakını sorgulamaya yerden göğe hakkımız var.

İktidar milletvekiline soracaklarımı sıralayayım:

  • Ayakkabı kutularında milyonların saklandığını öğrendiğiniz zaman buna karşı tutumunuz ne oldu? “Sıfırla oğlum sıfırla” sözünü duyduğunuzda ne hissettiniz? Bu yolsuzluk ve hırsızlıkları yapanların iktidarın ileri gelenlerinden olduğu için cezalandırılmadıkları gibi bir kısmının ödüllendirilesi, sizde bir utanç duygusu yaratmadı mı?
  • Çeşitli memuriyetler için yapılan mülakatlarda AKP’li olmayanlara düşük puan vererek elenmesini vicdanınıza nasıl yediriyorsunuz?
  • Devlet bankalarının yalnız iktidar taraflısı basına reklam vermesini nasıl karşılıyorsunuz?
  • Büyük devlet ihalelerinin hep aynı şirketlere verilmekte oluşunda sizce bir gariplik yok mu?
  • Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) iktidarın yayın organı gibi çalışması, iktidarı eleştiren yayın organlarına cezalar kesmesi sizi hiç düşündürmüyor mu?
  • Bazı yöneticilerin birden fazla yerden yüklü maaş almaları sizi rahatsız etmiyor mu?
  • Hükümetinizin AKP’li olmayan belediyeleri çalıştırmamak için topladıkları yardımlara el koyması, onların elindeki bazı varlıkları iktidar yanlısı vakıflara aktarması karşısında vicdanınızda bir rahatsızlık duymadınız mı? Hele şu İstanbul Belediye seçimlerinin iptalini nasıl karşılamıştınız?
  • İktidarınıza yöneltilen eleştiriler karşısında “Seçimle iktidara geldik” diyerek sandığın kutsallığına vurgu yapıyor, “seçimle gelen seçimle gider” diyorsunuz. Buna karşılık hükümetiniz seçimle gelen HDP’li belediye başkanlarını görevden alıp yerine partinizden bir kayyım tayin ediyor. Bu size garip gelmiyor mu?
  • Üniversite rektörlerinin o üniversitenin akademik personeli tarafından seçilmesi gibi demokratik bir yöntem varken, bu konuda yalnız Cumhurbaşkanının söz sahibi olması sizce doğru mu?
  • Cumhurbaşkanının her gün birkaç kez konuşmasını, televizyon ve gazetelere her gün manşet olmasını doğru buluyor musunuz?
  • Dinci vakıflara belediyeler ve devlet bütçesinden milyonlarca lira akıtılması sizce normal midir?
  • İleri gelen bir parti mensubunuzun Sedat Peker’den her ay düzenli olarak yüklü bir para alması, bu kişinin adının ısrarla saklanması sizde hiç rahatsızlık yaratmıyor mu?
  • İçişleri Bakanınızın bazı mafya ve kara para aklayıcıları ile ortaya dökülen ilişkileri, bunlardan bazılarını koruma altına almış olması karşısında utanç ve pişmanlık duygularınız hiç harekete geçmedi mi?
  • Hakkında beraat veya takipsizlik verilen bazı siyasilerin veya gazetecilerin aynı gün uyduruk bir gerekçeyle tekrar tutuklanması, adalet üzerine iktidarınızın koyu bir gölgesini düşürmüyor mu?
  • Komşu bir ülkeye savaş açmak, o ülkenin muhaliflerini eğitip beslemek sizde “Ya bize yapılsaydı?” düşüncesini harekete geçirmiyor mu?
  • Fetullah Cemaatine mensup zenginlerin mallarına bazı kişilerin çökmesini sağlayan bir “Fetö Borsası” kurulmuş olduğundan haberiniz var mı?
  • Ülkede muhalif basın bırakmamak için AKP’li işadamlarına bazı gazete ve televizyonlarını satın alması için devlet bankalarından yüklü kredi verildiğini ve bunun tahsil edilemediğini duymuş olmalısınız. Bunu doğru buluyor musunuz?
  • Dinî kurumlara, Diyanet’e, camilere, Sünni vakıflara milyarlarca lire akıtılırken Cem Evlerinin ibadethane bile sayılmaması, inanç ayrımcılığı değil mi?

Daha sorulacak çok soru var ama şimdilik bu kadarı yeter.

AKP milletvekili diyebilir ki “Bütün bunlardan sorumlu olan ben değilim. Benim de senin gibi bu konularda bir yetkim yok. Bakanları bile artık Meclis’ten seçmiyoruz. Onları değiştirme hakkımız da yok. Sistemin değiştiğinden haberin yokmuş gibi sorular soruyorsun.”

Ona diyeceğim şudur: “Sen bu rejimin bir parçasısın. Meclisten çıkan yasalarda el kaldırıyorsun. Çoğunluk sizde. Bütün bu işlerden sorumlusun. Yapılanları uygun görmüyorsan aday olmamalıydın ve artık aklın başına geldiyse istifa etmek de yok mu?”

Milletin gelecekte sizi de sorgulamayacağını mı sanıyorsunuz? Üzerinizdeki bu ağır sorumlulukla insan içinde nasıl gezeceksiniz? Şimdi benim yukarıda sıraladıklarımı ve bunlara benzer pek çok soruyu millet size sormayacak mı? (Tükenmez dergisi, Eylül 2021)

zekisarihan.com

BİR İKTİDAR MİLLETVEKİLİNE RASTLASAM…

Zeki Sarıhan

İktidar milletvekilleri arasında şahsen tanıdıklarım, görüştüklerim yok. Adlarını basından duyuyorum.

Fakat şu günlerde bir iktidar milletvekili ile karşılaşmayı çok istiyorum.

Ona soracağım bazı şeyler var. Verebileceği yanıtları merak ediyorum.

Ona taşıdığı dünya görüşü ile ilgili hiçbir şey sormayacağım. Öyle ya fikir özgürlüğü var. Hoşumuza gitmese de herkesin düşüncesine saygı göstermek zorundayız.

Benim soracaklarım tamamen siyasi ahlakla ilgili. Herkesin siyasi ahlakını sorgulamaya yerden göğe hakkımız var.

İktidar milletvekiline soracaklarımı sıralayayım:

  • Ayakkabı kutularında milyonların saklandığını öğrendiğiniz zaman buna karşı tutumunuz ne oldu? “Sıfırla oğlum sıfırla” sözünü duyduğunuzda ne hissettiniz? Bu yolsuzluk ve hırsızlıkları yapanların iktidarın ileri gelenlerinden olduğu için cezalandırılmadıkları gibi bir kısmının ödüllendirilesi, sizde bir utanç duygusu yaratmadı mı?
  • Çeşitli memuriyetler için yapılan mülakatlarda AKP’li olmayanlara düşük puan vererek elenmesini vicdanınıza nasıl yediriyorsunuz?
  • Devlet bankalarının yalnız iktidar taraflısı basına reklam vermesini nasıl karşılıyorsunuz?
  • Büyük devlet ihalelerinin hep aynı şirketlere verilmekte oluşunda sizce bir gariplik yok mu?
  • Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) iktidarın yayın organı gibi çalışması, iktidarı eleştiren yayın organlarına cezalar kesmesi sizi hiç düşündürmüyor mu?
  • Bazı yöneticilerin birden fazla yerden yüklü maaş almaları sizi rahatsız etmiyor mu?
  • Hükümetinizin AKP’li olmayan belediyeleri çalıştırmamak için topladıkları yardımlara el koyması, onların elindeki bazı varlıkları iktidar yanlısı vakıflara aktarması karşısında vicdanınızda bir rahatsızlık duymadınız mı? Hele şu İstanbul Belediye seçimlerinin iptalini nasıl karşılamıştınız?
  • İktidarınıza yöneltilen eleştiriler karşısında “Seçimle iktidara geldik” diyerek sandığın kutsallığına vurgu yapıyor, “seçimle gelen seçimle gider” diyorsunuz. Buna karşılık hükümetiniz seçimle gelen HDP’li belediye başkanlarını görevden alıp yerine partinizden bir kayyım tayin ediyor. Bu size garip gelmiyor mu?
  • Üniversite rektörlerinin o üniversitenin akademik personeli tarafından seçilmesi gibi demokratik bir yöntem varken, bu konuda yalnız Cumhurbaşkanının söz sahibi olması sizce doğru mu?
  • Cumhurbaşkanının her gün birkaç kez konuşmasını, televizyon ve gazetelere her gün manşet olmasını doğru buluyor musunuz?
  • Dinci vakıflara belediyeler ve devlet bütçesinden milyonlarca lira akıtılması sizce normal midir?
  • İleri gelen bir parti mensubunuzun Sedat Peker’den her ay düzenli olarak yüklü bir para alması, bu kişinin adının ısrarla saklanması sizde hiç rahatsızlık yaratmıyor mu?
  • İçişleri Bakanınızın bazı mafya ve kara para aklayıcıları ile ortaya dökülen ilişkileri, bunlardan bazılarını koruma altına almış olması karşısında utanç ve pişmanlık duygularınız hiç harekete geçmedi mi?
  • Hakkında beraat veya takipsizlik verilen bazı siyasilerin veya gazetecilerin aynı gün uyduruk bir gerekçeyle tekrar tutuklanması, adalet üzerine iktidarınızın koyu bir gölgesini düşürmüyor mu?
  • Komşu bir ülkeye savaş açmak, o ülkenin muhaliflerini eğitip beslemek sizde “Ya bize yapılsaydı?” düşüncesini harekete geçirmiyor mu?
  • Fetullah Cemaatine mensup zenginlerin mallarına bazı kişilerin çökmesini sağlayan bir “Fetö Borsası” kurulmuş olduğundan haberiniz var mı?
  • Ülkede muhalif basın bırakmamak için AKP’li işadamlarına bazı gazete ve televizyonlarını satın alması için devlet bankalarından yüklü kredi verildiğini ve bunun tahsil edilemediğini duymuş olmalısınız. Bunu doğru buluyor musunuz?
  • Dinî kurumlara, Diyanet’e, camilere, Sünni vakıflara milyarlarca lire akıtılırken Cem Evlerinin ibadethane bile sayılmaması, inanç ayrımcılığı değil mi?

Daha sorulacak çok soru var ama şimdilik bu kadarı yeter.

AKP milletvekili diyebilir ki “Bütün bunlardan sorumlu olan ben değilim. Benim de senin gibi bu konularda bir yetkim yok. Bakanları bile artık Meclis’ten seçmiyoruz. Onları değiştirme hakkımız da yok. Sistemin değiştiğinden haberin yokmuş gibi sorular soruyorsun.”

Ona diyeceğim şudur: “Sen bu rejimin bir parçasısın. Meclisten çıkan yasalarda el kaldırıyorsun. Çoğunluk sizde. Bütün bu işlerden sorumlusun. Yapılanları uygun görmüyorsan aday olmamalıydın ve artık aklın başına geldiyse istifa etmek de yok mu?”

Milletin gelecekte sizi de sorgulamayacağını mı sanıyorsunuz? Üzerinizdeki bu ağır sorumlulukla insan içinde nasıl gezeceksiniz? Şimdi benim yukarıda sıraladıklarımı ve bunlara benzer pek çok soruyu millet size sormayacak mı? (Tükenmez dergisi, Eylül 2021) (10 Eylül 2021)

zekisarihan.com

Leave a Reply