HOCA’NIN SANDIĞINDAN ÇIKAN BELGE

Köyümüzde mahalle mektebinde hocalık, camide imamlık yapan Hakkı Hoca (Sarıhan) yıllarca önce öldü. Evi boş kaldı ve çürümeye yüz tuttu. Komşularından biri evi ve bitişikteki sebze “avlo”sunu satın alarak buraya yeni bir ev yapmaya karar verdi.

Hakkı Hoca

Evi yıkılmadan önce Ayhan ve Rahime Sarıhanlar, geçen hafta evin içini gezdiler. Bir dolabı karıştırırken 1968’den kalma bir bildiri buldular. Altında benim de imzam bulunan fakat benim arşivimde bulunmayan bildiriyi bana ilettiler. Benim arşivimde yoktu çünkü 1971 Askeri darbesinde ben içerdeyken köydeki evimizde yazılı metin namına ne varsa ağabeyim tarafından yakılmıştı!

Bu bildirinin Hakkı Hoca’nın eline nasıl geçmiş olabileceği, aşağıda anlatacağım olaylar dizisinden anlaşılacaktır.  

53 yıl önceydi. Gazi Eğitim Enstitünün ikinci sınıfına geçmiştim. Yaz tatili nedeniyle Fatsa’daydım. Bir yandan ailenin tarla bahçe işlerine yardım ediyor, bir yandan da Giresun, Ordu ve Fatsa’da halkı uyandırmak ve örgütlemek için neler yapabileceğimiz konusunda görüşmeler yapıyordum.

                                                                       *

17 Temmuz 1968 Çarşamba günü İstanbul’da gençler Altıncı Filo’nun erlerini dövüp denize attılar. Çatışmalarda 53 öğrenci, 4 polis yaralan. Teknik Üniversite yurdunu polis bas. Kız kardeşim Fatma’nın ebe olarak görev yaptığı Kaşdibi köyünde dört arkadaşla Akpınar Öğretmen Okulu mezunu dört öğretmenle buluşup Espiye’ye geçtik. Bize orada iki arkadaş daha katıldı. Ordu, Giresun, Samsun illerinde devrimci kişilerle buluşup ortak yöntemler saptamaya karar verdik.

Ertesi gün TİP’in Giresun ve Ordu örgütlerine uğradım. Piraziz’de Enver Sipahioğlu’nu buldum. Ordu Atatürkçü Fikir Kulübü Bbaşkanı Ertuğrul Günay’la Karadeniz bölgesinde toplumculardan 40 kişiyi 28 Temmuz 1968 günü için Ordu’da toplantıya çağırmayı kararlaştırırdık. Akşam Fatsa’da Zeki Şahin, Ziya Yılmaz, Abdullah Ceceloğlu üçlüsüne bu bölgede yapabilecekleri eylemlerle ilgili önerilerimi yaptım. Olumlu bir yanıt alamadım. Ertan da pek ilgili görünmedi. Bunu, bir yıl önce Fatsa’dan ayrıldığım için içlerine az çok yabancı biri olarak dönme talihsizliğine uğradığımı düşündüm.

26 emmuz 1968 Cuma günü Beyceli köyü camiinde köylülere hitap etme isteğimi muhtar, kendisine bir zarar gelir gerekçesiyle tereddütle karşılasa da konuşmamı yaptım. İstanbul Teknik Üniveersitesi öğrencilerinin 6. Filo’ya karşı gösterileriyle başlayan son olayları özetledim ve köylülerin Amerika’ya karşı nasıl direneceğini, köyde bir miting yapılmasının mümkün olduğunu anlattım. Bu konuda Yönetim Kurulunda olduğum ve benim kalemimden çıkan Gazi Eğitim Öğrenci Derneği bildirisini, Eğitim Enstitüleri öğrenci derneklerinin ortak bildirisini, geçen hafta Ordu’da yayımladığımız bildiriyi okudum. Muhtar Vehbi Sarıhan’ın da imzası olan son Fatsa köy muhtarlarının “Amerikan Gâvuruna Birinci İhtarımız” başlıklı bildiriyi açıkladım. Köylüler miting için “Nasıl olacaksa, çağırın, gelelim” yanıtını verdiler.

28 Temmuz 1968 Pazar: Ertan Sarıhan Hakkı Yüksekyıldız, Recep Ali Kaymaz ve Bekir Yerli ile Ordu’ya gittik. Ertuğrul Günay ve diğer devrimcilerle Renk Sineması’nda bir toplantı yaptık. Polisin konuşmaları banda almak istemesi üzerine toplantıya son verip Öğretmenler Derneği’nde sohbete devam ettik. Bulancak’ta iki gün sonra yapılması düşünülen tefeciliğe karşı mitingi, 3 Ağustos Samsun mitingine katılmayı, Beyceli’de yapılması düşünülen Amerikan aleyhtarı mitingi desteklemeyi konuştuk. Bildiriler yayımlanacak, yollara çeşitli sloganlar yazılacaktı.  Bir Doğu Karadeniz Ddevrimci Kuruluşlar Bbirliği kurmayı Ertuğrul Günay üstlendi. Bölgedeki devrimcilerin çok başarılı işler yapabileceği kanısındaydım. O gün 24 yaşıma bastım.

20 Ağustos 1968: 6. Filo’nun İstanbul’a gelişinde çıkan olaylar üzerine Ordu’da yayımladığımız beş imzalı bildiri nedeniyle Fatsa Savcılığında ifade verdim. (Bunlar daha iyi günlerimizdi…)

Bildiri Cuma namazından sonra cami avlusunda okunduğu ve muhtemelen de dağıtıldığı için Hakkı Hoca aldığı nüshayı eve getirip bir yere koymuş olmalı. Hakkı Hoca’nın Ertan Sarıhan’ın amcası olduğunu, Ertan Kızıldere’de katledildiğinde Fatsa’da müftülük imamlara cenaze namazını kılmayı yasaklayınca bu namazın köyden diğer akrabalarla Fatsa’ya inen Hakkı Hoca tarafından kıldırıldığını da ekleyelim.

Katlandığı yerlerdeki iz dışında dipdiri yazıyla bize 53 yıl önceden ses veren bildiriyi sonraki yazımda paylaşacağım.

1968’de antiemperyalist ve toplumcu mücadele cami avlularına kadar uzanmıştı. (4 Haziran 2021)

zekisarihan.com

Leave a Reply